Prometheus için Prelüd ya da Yunanistan Krizi

Haluk Levent bu yazıda Yunanistan’daki krizi ve referandumu etraflıca tartışıyor ve diyor ki: “Artık, Yunanistan’daki referandum yerel bir referandum olmaktan çıkmıştır. Sonuç ne olursa olsun Syriza iktidarı bugüne kadar yaptıkları ve tutumuyla surlarda önemli bir delik daha açmış değerli bir deneyimi yaşatmıştır. Unutmamak gerekir ki, Yunanistan’da bugün bizim de kaderimiz oylanmaktadır. […]” Yunanistan’daki referandumu anlamak için okuyunuz.

Avrupa Google’a neden “dur” dedi?

Google sadece arama işine değil, interneti ilgilendiren bir çok alana yatırım yaptı. YouTube gibi girişimleri satın aldı ve geliştirdi. Yeni iş ve çalışma modelleriyle GoogleMaps ve GMail gibi vazgeçilmez ürünler yarattı. Hatta kendi kendine gidebilen otomobiller geliştirdi… Derken Avrupa’da Google hakkında bir soruşturma başlatıldı.

Peki bunca faydalı hizmeti sunan Google’a neden soruşturma açıldı? Cevabı öğrenmek için Emin Köksal‘ın yazısını okumanızı öneririz.

Türkiye’de Enflasyon Beklentileri

Barış Soybilgen bu yazıda, enflasyon tahminlerinin başarısını inceliyor ve şu sorulara yanıt bulmamızı sağlıyor: Piyasadakilerin enflasyon beklentileriyle, gerçekleşen enflasyon arasındaki ilişki nedir? Beklentiler, tahminler tutuyor mu? Tutuyorsa ne kadar tutuyor? Tutmuyorsa, ne kadar tutmuyor? Ve daha önemlisi, Merkez Bankası piyasadaki beklentileri yönetmek konusunda ne kadar başarılı?

Internette Tarafsızlık İyi midir?

Dünya hararetle “ağ tarafsızlığı”nı tartışıyor ama bu konu Türkiye medyasında neredeyse hiç yeralmıyor. Kim bilir belki de sitelere erişimin mahkeme kararına bile gerek olmadan engellenebildiği bir ülkede, “ağ tarafsızlığı” tartışmalarını haber yapmayı gereksiz bulmuşlardır. Ancak tüm nimetleriyle hayatımızın birçok alanına nüfuz eden, alışverişten eğlenceye, eğitimden sağlığa giderek büyüyen bir bağımlılık haline dönüşen internetin geleceğini etkileyecek bir tartışmadan bahsediyoruz. Emin Köksal bu yazıda, konuyu herkesin anlayacağı bir şekilde özetliyor.

Faizi indirelim, ekonomiyi canlandıralım!

“Bir esnafın camı kırıldığında, camı tamir ettirmek için harcanan para camcının işlerini canlandırır. Camcının geliri artar daha fazla harcama yapar, böylece başkaları da daha fazla para kazanır. Yani cam kırılınca ekonomi canlanır. Öyleyse, ekonomik durgunluk zamanlarında camları indirip, ekonomiyi canlandırabiliriz. Tıpkı faizleri indirip ekonomiyi canlandırabileceğimiz gibi!”

Bu akıl yürütmede bir gariplik var, değil mi? N. Emrah Aydınonat, bu yazıda bizi 1800’lere götürüyor ve camları ve faizleri indirmenin karanlık yüzünü anlatıyor.

Yoksa Erdoğan haklı mı? Faiz neden enflasyon sonuç mu?

Faiz mi yumurtadan çıkar, yoksa yumurta mı faizden çıkar? Enflasyon neden midir, yoksa sonuç mudur? “Besle faizi oysun gözünü” deyişinde bir gerçeklik payı var mıdır? Peki, iktisatçılar Erdoğan’ın faiz-enflasyon ilişkisi hakkındaki tezi hakkında ne diyor? Ana-akım iktisatçılar Erdoğan’ın tezini reddediyor. Bunu biliyoruz. Ama bir de Neo-Fisherciler var. Ya da Neo-Fisheritler. Bunlar diyor ki, faizi uzun süre bir yerde tutarsan, enflasyon faize gelir. Yani, düşük faiz, düşük enflasyon; yüksek faiz, yüksek enflasyon!

Peki, Neo-Fishercilerin söylediklerinde doğruluk payı var mı? Cevabı Aykut Attar‘ın yazısında. Okuyunuz!

Genel sağlık sigortası hakkında bazı faydasız bilgiler – 2

Cem Başlevent bu yazıda, genel sağlık sigortası hakkında faydasız bilgiler vermeye devam ediyor. Mesela, sigorta primi ile sağlık hizmetlerinden yararlanacak kişi sayısı arasında bir ilişki olduğunu biliyorsunuzdur. Peki, sağlık hizmetlerinden faydalanacak kişi sayısı arttıkça aile reisinden alınan prim miktarının azaldığını biliyor muydunuz? Tuhaf değil mi?