Dikkat edelim de tavana çarpmayalım!


fff

Ulaştırma Bakanının Eylül ayındaki açıklamalarının ardından, uçak biletleri için tavan fiyat uygulamasının fiilen başladığını, yine bakanın kendi açıklaması ile bu hafta öğrendik. Fiilen diyorum, zira açıklamadan ortada bir düzenlemenin olmadığını ve uygulamanın “gönüllük” esasına dayandığını anlıyoruz.  Sayın bakan, açıklamasında 299 TL’nin üzerinde fiyatla bilet satan havayolu şirketinin kendisine e-posta yoluyla bildirmesini de isteyerek bu “gönüllük” esasını sağlamlaştırıyor. Ayrıca 300 TL’nin üzerindeki biletlerin toplam bilet satışının sadece yüzde 1,5’u olduğunu yine bu açıklama sayesinde öğreniyoruz.

İlk açıklandığında bu tavan fiyat uygulamasına pek anlam verememiştim. Bu son gelişmenin tuhaflığı ise kafamı iyice karıştırdı. Hatta beni biraz korkuttu.

Nedir bu tavan fiyat uygulaması?

İktisada giriş derslerinde tavan fiyat uygulamaları serbest piyasa dengesi konusunun hemen ardından, piyasada dengesizliğe sebep olan uygulamalardan biri olarak anlatılır.Tavan olarak belirlenen fiyatın piyasa denge fiyatının altında olması talep fazlasına yol açar. Bu durumun kaçınılmaz sonucu olarak kuyruklar ve çoğu zaman da karaborsa oluşur. 1970’lerdeki petrol şokunun petrolün denge fiyatını hızla yukarı çekmesi, fakat tavan fiyat uygulaması ile nihai tüketicilere bu artışın yansıtılamamasının sebep olduğu ekonomik ve toplumsal etkileryine bu derslerde sık kullanılan çarpıcı örneklerdendir. O yıllarda Türkiye’de şeker, un, yağ gibi temel gıda maddeleri için de uygulanan tavan fiyat uygulamasının zamanın Türk filmlerinin birçok sahnesinde yer aldığını da belki hatırlarsınız.

Tavan fiyat uygulamasını bugün de günlük hayatımızın birçok alanında görüyoruz. Örneğin, enerji fiyatlarının neredeyse tamamı tavan fiyat regülasyonuna bağlı olarak belirleniyor: evinizdeki elektrikten aracınıza koyduğunuz benzine kadar. Telekomünikasyon hizmetlerinde de benzer fiyat regülasyonları var. Amaç pazarın bazı segmentlerinde (elektrikte dağıtım, telekomünikasyonda erişim) piyasa gücüne, hatta tekel gücüne sahip olan firmaların tüketici refahı üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak ve bu hizmetlerin sürdürülebilirliğini sağlamak. Özellikle bu endüstrilerdeki serbestleşme ile birlikte fiyat regülasyonları çok daha gerekli ve önemli bir hale geldi ve regülasyonları yapacak ve denetleyecek (EPDK ve BTK gibi) uzmanlaşmış kurumlar  oluşturuldu.

Havayolu taşımacılığında tavan fiyat mı?

Havayolu taşımacılığı da Türkiye’de 2000’li yıllarda serbestleşen endüstrilerden biri. Bu serbestleme ile birlikte endüstrideki firma sayısı ve rekabet arttı. Hatta iç hat havayolu taşımacılığının otobüs firmaları ile rekabet eder hale geldiğini gördük. Havayolu firmaları kullandıkları esnek/dinamik fiyatlama sistemi ile, talebi ve mevcut arzı (koltuk sayısını) dikkate alarak zamana bağlı bir optimizasyon ile fiyatlarını belirlerler.  Yani biletinizi erkenden ve talebin az olduğu bir dönemde uçmak için alırsanız otobüs biletlerini aratmayacak fiyatlar ile karşılaşabilirsiniz. Ancak, yaz aylarında bir Cuma günü Bodrum’a uçmaya kalkarsanız, aynı esnek fiyatlama sistemi karşınıza 450-TL gibi cebinizi yakacak bir sürpriz çıkartabilir.

Şimdi fiilen uygulamaya koyulan “gönüllü” tavan fiyat uygulaması sayesinde yaşayacağınız en kötü sürprizin 299 TL’lik bir sürpriz olacağından emin olabilirsiniz. Tabi ki 299 TL ödemeye hazır diğer insanlardan önce davranırsanız. Tavan fiyat uygulamasın ilk etkisi bu olacaktır: talep fazlası. Bu durum da muhtemelen fiyat dışı tayınlama (rationing) uygulamalarının artmasına sebep olacaktır.

waterbedİkinci muhtemel etki, gelir yönetimi yapan firmaların 299 TL’lik tavanın gelirlerinde herhangi bir azalışa sebep olmasını önlemek için erken rezervasyon ve promosyon için ayırdıkları koltuk sayılarını bu gelir kaybını telafi edecek şeklide azaltmaları şeklinde olacaktır. Yani ucuz biletlerin sayısı azalacaktır. İktisat literatüründe bu ve benzeri olguları açıklamak için “su yatağı etkisi” (waterbed effect) kavramı kullanılıyor. Benzetme malum: içi su dolu bir yatağın bir tarafına baskı uyguladığınız zaman diğer tarafı şişmeye başlıyor.

Üçüncü muhtemel etki ise, anlaşıldığı kadarıyla uygulamanın dışında tutulan “business” sınıfa ayrılacak koltuk sayısının arttırılması şeklinde olabilir. Yani, özellikle talebin yoğun olduğu dönemlerde, ekonomi sınıfına ayrılan koltuk sayısı azalabilir. Sonuç olarak, tüketicileri koruyalım derken, eksik bir düzenleme ile bunun tam tersi bir sonuç ortaya çıkabilir.

Checkin6_zps0a23e7d7

Eksik rekabet piyasalarında tavan fiyat uygulaması ateş ile barut gibidir!

Yukarıda saydıklarımız öngörülebilen ve ilk anda birçok insanın aklına gelebilecek muhtemel etkiler. Bir de eksik rekabet koşullarında tavan fiyat uygulamasının ilk anda görülmeyen riskleri var.İlerlemeden hemen belirtelim: Her ne kadar havayolu taşımacılığında rekabetten bahsetsek de, bu eksik bir rekabettir. Oligopol piyasa yapısının sergilendiği bu endüstride firmalar her zaman rekabet etmeye gönüllü olmayabilir. Hatta anlaşarak rekabetçi fiyatların çok üzerinde fiyatlar belirleyebilirler. Yakın dönemde rekabet otoritelerince tespit edilen ve cezalandırılan örneklere rastlamak mümkün.

Bazı iktisatçılar tavan fiyat uygulamasının özellikle oligopol piyasa yapılarında rekabeti azalttığı ve zımni anlaşmaların (tacit collusion) oluşmasına katkıda bulunduğunu savunuyor: Uygulamanın az sayıda firmanın, aralarında bir anlaşma olmadan, ama birlikte, yüksek fiyat belirlemesini kolaylaştırdığını iddia ediyor. Bir başka deyişle, daha çok gelir elde etmek isteyen firmalar rekabet yasaları gereği aralarında anlaşma yapamamalarına rağmen, tavan fiyatı üzerinde anlaşabilecekleri bir çekim noktası olarak görüyorlar. Önceleri pek de etkisi olmayan tavan fiyat giderek firmalar tarafından benimsenen ve uygulanan bir fiyat oluyor.

Farklı ülkelerde farklı endüstriler üzerine yapılmış çalışmalar sayesinde yukarıda anlatılanların ampirik kanıtlarına rastlamak mümkün. Örneğin Knittel ve Stango (2003), Amerika için önceleri bağlayıcı olmayan fiyat (faiz) tavanlarının kredi kartları piyasasında zımni anlaşmalarda önemli rol oynadığını gösteriyor ve fiyat regülasyonlarının hayal kırıklığı yaratan etkisini ortaya koyuyor. (Bu durum size tanıdık geliyor olabilir!)

Diğer bir kanıt ise Tayvan’dan. Ma (2007), ülkede un için koyulan tavan fiyatın, un üretici ve satıcılarını fiyatları rekabetçi seviyenin çok üzerinde belirlemeye sevk ettiğini ve sonrasında istisnasız hepsinin tavan fiyat düzeyinde bir fiyatlama yaptığını gösteriyor.

Sözün özü…

Bir iktisatçı olarak rekabetin henüz yeni yeni filizlendiği bir endüstride ne maliyet, ne hizmet sürdürülebilirliği, ne de tüketici refahı ile alakası olan bir uygulamanın, fiilen de olsa tatbik edilmesini anlamakta zorlanıyorum. Belki de anlamak için politikacı olmak gerekiyordur.

Emin Köksal
eminkoksal.com
twitter.com/eminkoksal

Reklamlar

Dikkat edelim de tavana çarpmayalım!” üzerine 3 yorum

  1. 1. Emincim bir konuda yorumunu merak ediyorum. Piyasadaki en büyük ve halka açık bir oyuncu THY, gönüllülük esasına dayalı regülasyondan senin yazında belirttiğin gibi bir fırsat görüp karlılığını artıracak bir operasyona girişebilir; veya, Ulaştırma Bakanlığının telkinlerine uyarak rakipleri bu avantajları kullansa bile gönüllülük halini zorunluluğa dönüştürür. Birinde yatırımcılar, diğerinde bakan sevinecek ikisini birden sevindirmek mümkün değil; bu yaman çelişki nasıl çözülür?

    2. Yine Türkiye’den ilginç bir başka “regülasyon” uygulaması daha biliyorum, “sözde regülasyon 🙂 ” kurumu oligopsonist piyasada üretici maliyetlerine göre hedef fiyat belirliyor sonra oligopson firmalarını bu fiyatın aslında çok güzel bir fiyat olduğuna ikna etmeye çalışıyor. Çok zarif bir müdahale yöntemi… Sanırım iktisat literatüründe pek rastlanmayan sıradışı müdahale araçları kullanmak genel bir kural haline dönüşüyor.

    Sevgiler

    • Hocam,birinci yorumunuz benim karışık kafamı daha karıştırdı. Ama ikincisi için bir sözüm var: JEL’e K24 kodu ile “Pseudo Regulation” eklense fena mı olur?

  2. Geri bildirim: Dikkat edelim de tavana çarpmayalım! | Emin Köksal

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s