Tek elli iktisatçılar!

Başlığa bakıp da aldanmayın. Fiziksel bir engelden değil, entelektüel bir eksiklikten bahsediyorum!

Bu hikâyeyi Bahçeşehir Üniversitesi’ne misafir öğretim üyesi olarak gelen Rivera-Batiz‘den dinlemiştim. İkinci Dünya Savaşı bitiminde ABD başkanı olan Truman, ne tür bir iktisat politikası izlemesi gerektiği konusunda danışmanlarının önerileri arasında boğulmuş durumdadır. Zira iktisadi danışmanları politika önerisinde bulunurken, bir yandan (on the one hand) önerdikleri politikaların faydalarını, diğer yandan da (on the other hand) zararlarını sıralamaktadır. Danışmanlarının, bir elde politika seçeneğinin faydalarını, diğer elde ise zararlarını anlatmalarından usanan Truman’ın, danışman olarak “tek elli bir iktisatçı!” talep ettiği rivayet edilir.

Uzlaşmaz iktisatçılar

İktisatçıların bir konuda yüzde yüz uzlaşmalarının nadir olduğunu mutlaka duymuşsunuzdur. Bu konuda anlatılan fıkraları ve şakaları da… Bana en ağır geleni, Bernard Shaw’ın “Tüm iktisatçılar yan yana dizilse de bir sonuca varamazlar” demesi. Peki, iktisatçılar neden kendi aralarında anlaşamaz? Takdir edersiniz ki bu soruya da verilebilecek uzlaşılmış bir yanıt yok. Şimdilik, iktisatçıların dünya gerçeklerini farklı mekanizmalar ile algılamalarının ve farklı değer yargılarına sahip olmalarının buna neden olduğunu söyleyelim.

Ne var ki, iktisatçılar dünyaya aynı pencereden baksalar ve aynı değer yargılarına sahip olsalar da, Truman’ın şikayet ettiği “davranış bozukluğunu” sergilemeye devam ederler. Bunun neden ise, iktisatçıların her zaman birden fazla şeyin sonuçlara etki ettiği bir dünya ile ilgileniyor olmasıdır.

Dolayısıyla, iktisatçının politika önerisi, mutlak doğru ve mutlak yanlış olamaz. İyi bir iktisatçı önerdiği politikanın hem faydasının hem de maliyetinin olabileceğini bilir. Dahası iktisatçılar uygulanacak bir iktisadi politikanın tek bir etkisinin olmayacağını, hatta birbirine zıt etkiler yaratacağını tahmin eder. Aslına bakarsanız, iktisatçının işi budur. Bir elde artıları, diğer elde de eksileri dikkate alıp iktisat politikası seçenekleri arasından en iyisini seçmeye çalışmak…

“Hükümet bastırıyor Merkez direnmeye çalışıyor!”

Birkaç aydır, ve son günlerde dozu artan bir şekilde hükümet Merkez Bankasının faiz politikasını eleştiriyor. Faiz politikasının detaylarına girecek değilim. Bu blogda konuyu yeterince açık bir şekilde anlatan yazılar yazıldı. Ama tartışmanın geldiği noktayı tek cümle ile özetlemek gerekirse, “Hükümet bastırıyor Merkez direnmeye çalışıyor!” diyebiliriz.

Hangi bölümde olursa olsun, daha ilk iktisat dersinde öğrencilere aldıkları her kararın bir bedelinin olduğunu, fırsat maliyeti kavramı altında anlatmaya çalışıyoruz. Amerikalıların “bedava yemek yoktur (no free lunch)” deyişi meseleyi iyi özetliyor. Yani her eylemin, yiyeceğiniz yemeğin ve uygulanacak her politikanın, bir maliyeti var.

Faiz oranlarının daha düşük tutulmasının kısa vadede harcamaları ve yatırımları artıracağından bahsedilebilir. Zaten hükümetin (bir kanadının) her fırsatta bu gerçeği üstüne basa basa, defalarca vurguladığını görüyoruz. Fakat bu durumun ne kadar sürdürülebilir olduğuna ve yaratacağı olumsuzluklara hiç değinilmiyor.  Maalesef, hayat o kadar da siyah-beyaz değil. Gri alanları da var. Faiz politikası da her zaman bu gri alanlar içerisinde yer alıyor.  Sadece görmek istediğiniz sonuçları görüp diğerlerini görmezden gelemezsiniz. Uygulanmasını istediğiniz politikanın orta vadede yaratacağı enflasyon gibi olumsuz etkilerini görmemek ya da önemsememek ciddi bir entelektüel eksikliktir.

Bir iktisatçının temel görevi ise, sonuçları tüm toplumu etkileyecek bu eksikliği gidermektir. Bir başka değişle, ‘tek elli iktisatçı’ isteyen siyasetçilere iktisadi kararların gri alanları olabileceğini, politik çıkarlar uğruna olsa bile siyah-beyaz düşünmenin yanlış olduğunu bıkmadan usanmadan anlatmaktır. Toplumun orta ve uzun vadedeki çıkarlarının, kısa vadeli politik çıkarlara kurban edilmesine izin vermemektir.

Özetle…

Siyasetçiler mutlak kararlar almak veya kendi politik çıkarlarını gerçekleştirmek için “tek elli iktisatçılar” ister. Önceki hayatlarında iktisatçı olan siyasetçiler bile (bknz. 1994 krizi). Fakat “tek elli iktisatçılar” orta ve uzun vadede hepimize zarar verir. Tanrı hepimizi onlardan korusun!

Emin Köksal
eminkoksal.com
twitter.com/eminkoksal

Reklamlar

Tek elli iktisatçılar!” üzerine bir yorum

  1. Geri bildirim: Tek elli iktisatçılar! | Emin Köksal

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s