Sosyal yardımlar eşitsizliği arttırıyor!

Öner Günçavdı

coalTUSİAD’ın kamuoyunla paylaştığı son raporunun çarpıcı sonuçlarından biri de, transfer gelirlerinin gelir dağılımı üzerine yapmış olduğu etkilerdir.  Raporda transfer gelirlerinin ihtiyaç sahipleri arasında eşit dağılmadığına işaret edilirken, aynı zamanda bu gelirlerin ülkedeki genel gelir eşitsizliğini arttırıcı yönde etki ettiğine dikkat çekilmektedir.  Transfer geliri ödemelerinin temel amacı düşünüldüğünde, raporda elde edilen bu sonuç paradoksal bir durumu ortaya koymaktadır.

Transfer ödemeleri, genel olarak piyasa mekanizması içinde kendine yeterli gelir elde etme imkanı bulamayan hanehalklarına devlet ve/veya birtakım sivil toplum örgütleri tarafından yapıla nakdi ve ayni yardımları ifade eder.  Ülkemizde 2002 sonrası AKP hükümetlerinin yapmış olduğu uygulamalarla, bu konuda birtakım olumlu gelişmelerin  yaşandığı inkar edilemez. Son yıllarda hızlı büyümenin ve zaman zaman maruz kalınan ekonomik darboğazların neden olduğu sosyal maliyetlerden hanehalklarının bir kısmı, ister istemez daha fazla etkilenmektedir.  Transfer ödemeleriyle bu  maruz kalınan maliyetlerin olumsuz etkileri, bir ölçüde telafi edilmeye çalışılmaktadır.

Özellikle 2000’li yıllarda etkisi giderek artan bölge içi ve bölgeler arası göç, insanlarımızın kırsalı bırakarak kentlere yerleşmeye başlamasına yol açmış ve bu tarz yardımlara duyulan ihtiyacı arttırmıştır.  Elbette sahip oldukları vasıf ve diğer faktör donanımları, kentsel bölgelerin iktisadi yapılarının gereksinin duyduğu özelliklerle uyumlu olmayan bu nüfusun maruz kaldıkları gelir kayıpları, yapılan bu tarz transfer ödemeleriyle telafi kısmen edilebilmiştir.

İktidar eliyle yapılan bu transfer ödemeleri, geçtiğimiz yıllarda birtakım siyasi tartışmalar da konu olmuş ve bu tarz uygulamaların AKP hükümetlerinin seçimleri kazanabilmek için yaptığı siyasi yatırımlar olduğu düşünülmüştür.  Sebebi ne olursa olsun, sosyal olmayı kendine amaç olarak kabul etmiş bir devletin, uygulanan iktisadi sistemin neden olduğu sosyal maliyetlere maruz kalan vatandaşlarına bu tarz gelir transferlerini yapmaması düşünülemez.  Aksine önemli olan ve tartışılması gereken, bu tarz gelir ödemelerinin nasıl bir tahsis mekanizması yoluyla gerçekleştirileceğidir.

AKP hükümetleri döneminde uygulanmaya konulan, örneğin düşük gelirli hanehalklarında anneye gelir desteği, evde bakılacak olan yaşlı ve hastalara aylık bakım ücreti, okullarda kitap yardımları, belediyelerin yapmış olduğu eğitim, gıda ve/veya yakacak yardımları ve benzeri bir çok uygulama bu kapsamda yapılan transfer ödemeleri olarak düşünülebilir.  Ülkemizde birçok vakıf ve benzeri sivil toplum örgütü de, ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik bu tarz ayni veya nakdi transfer ödemeleri yapmaktadır.

Hükümet düzeyinde ülkemizde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın koordinasyonuyla gerçekleştirilen bu tarz yardımların, ihtiyaç sahiplerine tahsisinde birtakım vakıflardan ve bu vakıflarda çalışan gönüllülerden yararlanılmaktadır.  Bakanlığın oluşturduğu mevzuata uygun ihtiyaç sahiplerinin tesbitinde insiyatif sahibi olan bu vakıflar kime, ne miktarda yardım yapılacağını belirleyebilmektedir.  Bu da ister istemez Bakanlığın yürütmekte olduğu yardım uygulamasının şeffaflık ve hesapverilirliğini zedelerken, uygulamaların etkinliğini de azaltan bir duruma yol açmaktadır.  Dahası bu uygulama neticesinde kurumsal işleyişin dışına çıkılarak, bazı hanehalkları ve/veya bireylerin aldıkları yardımların benzer durumda olan diğer hanelerin ve/veya bireylerin elde ettikleri gelire göre farklılaşmasına neden olunabilir.

Mevcut sistemin gelir dağılımına etkisi

Bahsi geçen rapora konu olan 2006-2011 döneminde, transfer ödemelerine ciddi miktarlarda kaynak ayrılmış olduğu görülmektedir. Ayrıca bu kaynaklardan yararlanan nüfusun oranı açısından bölgeler arasında da farklılıklar dikkat çekmektedir.  2011 yılı itibariyle inceleme yapıldığında, zaman içinde ufak artışlarla transfer gelirlerinin ekonomideki toplam gelir içindeki payının %6 seviyesine ulaştığı görülmektedir. Bu büyüklüğün değerlendirebilmesinde referans olması bakımından, bu oranın aynı dönemdeki emekli gelirlerinin toplamdan aldığı payın yaklaşık yarısına tekabül ettiğinin belirtilmesinde fayda vardır.  Bu, ülkemizde hiç de küçümsenmeyecek boyutta bir transfer ödemesi yapıldığının göstergesidir.

2011 yılın itibariyle ülkede tansfer geliri alan nüfusun bölgeler arasındaki dağılımında Güney Doğu Anadolu (%14), Akdeniz (%13), İstanbul (%12) ve Ege (%11) bölgeleri ön plana çıkmaktadır.  Bunların dışında kalan bölgeler, toplam nüfus içindeki %10’un altında paylara sahiptir.  2006-2011 döneminde her bir bölgelerdeki gelirlerden aldıkları pay itibariyle bakıldığında ise, Güney Doğu Anadolundaki transfer gelirlerinin toplam gelirden %6-8 arasında pay aldığı, Akdeniz’de bu payın %7-8, Istanbul’da %4-5 ve Ege’de %5-6 olduğu görülmektedir.  Transfer geliri alan nüfusun payının %10’un altında olduğu için yukardaki bölgeler arasında yer almayan Batı Karadeniz bölgesinde ise, transfer ödemelerinin toplam gelirden aldığı pay %9-10 gibi kayda değer bir orandadır.  Sosya ekonomik koşulların farklılıkları ve göç gibi olguların etkilerine farklı düzeylerde maruz kalınması, bu bölgelerde daha fazla transfer ödemesinin yapılmasının arkasında yer alan etmenler olabilir.

Transfer ödemelerinin paradoksal sonuçları

TÜİK verilerinde transfer ödemeleri, diğer faktör gelirlerinin yanında hanehalklarına yapılan her türlü sosyal yardımlarını kapsamaktadır. Buna göre birtakım hanehalklarının transfer ödemeleri dışında hiç bir geliri olmayabilir. Diğer yandan bazı hanehaklarına ise, bu transfer ödemeleri diğer gelirlerine ek olarak verilebilir.  Elbette verilen yardımların oranı da hanehalkının sahip olduğu diğer gelirlere bağlı olarak değişkenlik gösterecetir.  Buna göre ödenen transfer geliri arasındaki farklılıkların kaynağı salt tahsis mekanizmasının işleyişi değil, aynı zamanda hanehalklarının diğer gelirlerinin düzeyidir.

guncavdi-transfergelirleri1

Piyasaya dayalı bir iktisadi sistemde sosyal ve etik olarak bulunması gereken transfer ödemelerinin kendi içinde eşitsiz dağılımı beklenilir bir durum değildir. 2011 yılı itibariyle transfer gelirlerinin ihtiyaç sahibi hanehalkları arasındaki dağılımını gösteren Gini katsayısı 0.64’dür.  Bu son derecede yüksek bir katsayıdır ve transfer gelirlerinin ihtiyaç sahipleri arasında hiç de adil dağılmadığının bir göstergesidir.  Ancak bu katsayının 2006 yılında 0.69 olduğu düşünüldüğünde, beş yıllık bir süre zarfında transfer ödemelerinin dağılımında hafif de olsa bir iyileşme olduğuna anlaşılır.

Transfer gelirinin dağılımında görülen bu beklenmedik durumu, bir de diğer gelir grupları içindeki dağılımla karşılaştırmakta yarar vardır.  Şekil 1 bu amaçla oluşturulmuştur. Dikkat edilirse, farklı gelir gruplarına ait Gini katsaylarının iki farklı şekilde seyir izlediği görülmektedir. Bu gelir gruplarından ücret, emekli ve izafi kira gelir gruplarına ait Gini katsayıları daha düşük değerler etrafında kümeleşen bir seyir izlerken, transfer gelirlerinin de dahil olduğu faiz, gayrimenkul ve müteşebbis gelirleri göreli olarak daha kötü eşitsizlik düzeylerini gösteren Gini katsayısı değerleri etrafında kümeleşmektedir. Ayrıca bu konumları 2006-2011 döneminde değişmemiştir.

Faktör gelirlerinin her birinin eşitsizliğe yaptıkları katkılar itibariyle yapılan incelemede, transfer ödemeleri kapsamında yapılan sosyal yardımların beklenmedik bir şekilde eşitsizliği azaltıcı değil, aksine arttırıcı yönde etki yaptığı görülmektedir.  Ancak bu etkinin diğer gelir gruplarının yaptığı etkilerin çok altında bir etki olduğu gerçeği de gözden kaçmamalıdır.  2011 yılında transfer geliri alan nüfusun büyüklüğüne göre bakıldığında, Güney Doğu Anadolu ve Ege bölgelerindeki transfer ödemelerinin gelir eşitsizliği üzerine etki katsayısı 0.6, Akdeniz’de 0.2 ve İstanbul’da ise 0.1 düzeyindedir. Bu katsayıların pozitif değer alması transfer ödemelerin eşitsizliği arttırıcı yönde etki ettiğinin göstergesidir.

Elimizdeki sonuçlar transfer gelirlerininin siyasi sonuçları olup olmadığını doğrudan incelemeye yeterli değil. Ancak bu gelirlerin ülke düzeyinde varolan gelir eşitsizliğini kötüleştirici yönde etki yaptığını belirtmek için yeterlidir. Bu sonuca dayanarak, sosyal ve etik açıdan uygulanmasındaki yararlara rağmen, transfer ödemelerinin gelir eşitsizliklerini düzeltici yönde etki yaratması beklenir. Fakat mevcut durumda bu beklentinin karşılanmamış olması, transfer gelirlerine ilişkin tahsis mekanizmasındaki birtakım aksaklıkların varlığına işaret etmektedir.  Bu aksaklıkların giderilip, daha kurumsal, şeffaf ve daha da önemlisi hesapverebilir başka bir gelir tahsisi sisteminin  oluşturulmasına gereksinim duyulmaktadır.

Bunun yanında oluşturulacak yeni sistemin gelir eşitsizliğini azaltıcı yönde etki yaratması beklenmektedir.  Bu amaca yönelik olarak, tarasfer gelirlerinin ekonomideki kayıtdışı iktisadi faaliyetlerin ve informel işleyişin bir sonucu olarak ortaya çıkan rantlardan elde edilecek olan gelirlerle finanse edilmesi, gelir dağılımındaki eitsizliklerle mücadelenin etkinliğini arttıracaktır.  Zira gelir eşitsizliğindeki artışlara kaynaklık eden bu rantların azaltılması ve buradan elde edilecek gelirlerin daha etkin bir şekilde yapılan sosyal yardımlarla, ülke genelindeki eşitsizliğin azaltılmasına iki kanaldan etki yaratılmış olunacaktır.

Prof. Dr. Öner Günçavdı

Görsel: Jeffrey Beall* 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s