Türkiye’de Çok Boyutlu Yoksulluk!

Ayşenur Acar (BETAM)

Yoksulluk Türkiye’nin önemli sorunlarından biri. Ne var ki, mevcut yoksulluk ölçütlerinin yoksulluğu sağlıklı bir biçimde ölçtüğünü söylemek oldukça zor. Türkiye’deki yoksulluğun daha iyi anlaşılabilmesi ve daha iyi ölçülebilmesi için çok boyutlu bir yoksulluk ölçütü geliştirmek gerekiyor. Yaptığımız son çalışma, Türkiye için yaşam koşulları, sağlık gibi boyutları içeren bir çok boyutlu yoksulluk ölçütü önermeyi ve bu ölçütü sıkça kullanılan diğer ölçütlerle (göreli gelir yoksulluk ölçütü ve Avrupa Birliği’nin şiddetli maddi yoksunluk ölçütü) karşılaştırarak çok boyutlu yoksulluğun belirleyenlerini “dinamik” bir çerçevede analiz etmeyi amaçlıyor.

Yoksulluk, iktisat literatürünün başından beri araştırmacıların ve politika yapıcılarının gündeminde olmuştur. Hemen herkesin aklında yoksulluğun ne olabileceği hakkında bir fikri olduğu şüphesiz. Fakat gerçekten yoksulluk nedir ve kimler yoksuldur biliyor muyuz, tartışılır. (i) “Yoksul kime denir?” ve (ii) “Yoksul olmayı ne belirler?” soruları, yoksulluk literatüründeki çalışmaların ana konusunu oluşturuyor. Ancak, bu soruların cevapları konusunda fikir birliği olduğunu söylemek zor.

Yoksulluk, bütün ülkeler için önemli bir sorun  olmasına rağmen, hayli girift bir olgu olduğu için tam olarak ölçülememesi, yoksullukla mücadele politikalarının etkinliği açısından şüphesiz önemli ve aşılması gereken bir engel olarak karşımıza çıkmaktadır. Yoksulluğun ölçümünde, iki farklı temel yaklaşım söz konusu: parasal ve parasal olmayan yoksulluk ölçütleri. Parasal göstergelere dayalı yoksulluk ölçümleri (gelir veya harcama) geleneksel yoksulluk ölçütleridir. Bu ölçütler “mutlak yoksulluk” ve “göreli yoksulluk” olarak bilinmektedir. Ancak, gelirin yaşam standartlarını ölçmede güvenilir bir ölçüt olup olmadığı tartışmalıdır (Ringen 1988). Bu sebeple, parasal olmayan yoksulluk göstergeleri de geliştirilmiştir. Townsend’in (1979) yoksunluk (deprivation) ve Sen (1985)’in “capability” yaklaşımları sayesinde ölçüme dair yeni yöntemlerin geliştirilmeye başlandı. Bu çalışmalardan hareketle, yoksulluk literatüründe yoksulluğun tek boyutlu olmadığı; sağlık, eğitim, işgücü piyasası gibi çeşitli alanlarla da yakından ilgili, çok boyutlu bir olgu olduğu kanısı yaygın hale geldi. Yoksulluğun tek bir ölçüte bakarak anlaşılamayacağı fikrinden yola çıkılarak, “çok boyutlu yoksulluk (multi-dimensional poverty)” kavramı ortaya atıldı ve yoksulluk literatürü bu yönde gelişmeye başladı.[1] Türkiye için geliştirişmiş bir “çok boyutlu yoksulluk” endeksi henüz yok. Halihazırda kullanılan göreli gelir yoksulluğu ve maddi yoksunluk ölçütlerinin Türkiye’deki yoksulluk profilini çok iyi yansıttığı söylenemez. Örneğin, göreli gelir yoksulluğu ölçütü aslında gelir eşitsizliği ölçütüdür. Öte yandan, Avrupa Birliği’nin maddi yoksunluk ölçütü ise ülkenin yarısından fazlasının yoksul olduğuna işaret etmektedir. Kaldı ki, bu iki ölçüt büyük çoğunlukla farklı insanları yoksul olarak nitelendirmektedir, yani kişiler parasal anlamda yoksul değil iken parasal olmayan göstergelere göre yoksul sayılabilmekteler.

Her yoksulluk ölçütünün kendine özgü ihmalleri, keyfiyetleri, yanlışlıkları olduğu ve bunların da bir ölçüde kaçınılmaz olduğu bir gerçektir. Çok boyutlu yoksulluk ölçütleri için de benzer şeyler söylenebilir. Ancak, çok boyutlu yoksulluk ölçütlerinin tek boyutlu ölçütlere kıyasla bir avantajı, yoksulları ve yoksulluğu birçok açıdan bakarak “doğruya en yakın” biçimde nasıl belirleyebileceğimiz sorusuna odaklanmış olmalarıdır. Biz de çalışmamızda, Türkiye için bir çok boyutlu yoksulluk ölçütü geliştirirken bu soruyu cevaplamayı hedefledik.  Özetle, yaptığımız çalışma, Türkiye için bir çok boyutlu yoksulluk ölçütü geliştirerek, mevcut yoksulluk ölçütlerindeki eksikleri biraz olsun gidermeyi ve yoksulluğun anlaşılmasına katkı yapmayı amaçlıyor.

Çalışmamızda çok boyutlu yoksulluk dinamiklerini incelemek için TÜİK tarafından yayınlanan Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’ndan (GYKA) elde edilmiş 2007-2010 panel veri setini kullanıyoruz. Türkiye için ülkenin ekonomik, sosyal, demografik yapısını ve literatürdeki çalışmaları göz önüne alarak, kullandığımız veri setinin de olanakları dâhilinde ve bazı istatistiki testler sonucunda 15 göstergeyi çok boyutlu yoksulluğun göstergeleri olarak seçtik ve bunları “yaşam koşulları”, “sağlık”, “konut” ve “işgücü piyasası” olarak grupladık (Tablo 1).[2]

Tablo 1. Çok boyutlu yoksulluk ölçütünde kullanılan göstergeler ve boyutlar

Boyutlar Göstergeler
Yaşam koşulları İki günde bir et, balık veya tavuk yiyememe
Evin ısınma ihtiyacını karşılayamama
Yeni kıyafet alamama
Beklenmedik harcamaları karşılayamama
Bulaşık makinesine sahip olamama
Çamaşır makinesine sahip olmama
Konut içinde sıcak suya ulaşımın olmaması
Sağlık Hanede en az bir kişinin sağlık problemlerinden dolayı günlük ve profesyonel aktivitelerinde kısıtlama olması
Hanede en az bir kişinin kronik bir sağlık probleminin olması
Konut Konutla ilgili ödemelerde zorluk
Konut dışı ödemelerde zorluk
Konut içinde banyonun olmaması
Konut içinde tuvaletin olmaması
İşgücü piyasası durumu Hanede en az bir kişinin işsiz olması
Hanede en az bir kişinin kayıtdışı çalışıyor olması

Bu temel göstergeleri seçtikten sonra, önemli bir soruyu daha cevaplamamız gerekiyordu. Bu göstergeleri nasıl ağırlıklandırmalıyız? Ağırlıklandırmanın nasıl olması gerektiği ile ilgili pek çok çalışma var ve bu konuda bir fikir birliği yok. En çok kullanılan yöntemler, eşit ağırlıklandırma ve temel bileşen analizi. Biz bu çalışmada, önceden belirlenmiş bir ağırlıklandırma yöntemi seçmek yerine, eşit ağırlıklandırma ve temel bileşen analizi yöntemlerini kullanarak sonuçlar arasında bir farklılaşma olup olmadığını inceledik. Buna paralel olarak, önceden belirlenmiş bir sınır yerine ortalama yoksunluk skorunun üzerinde mümkün olan sınırlara göre yoksulluğu analiz ettik. Sonuçlar arasında anlamlı bir fark olmadığını söylemek mümkün.

Daha anlaşılabilir olduğu için,çalışmada, sadece eşit ağırlık yöntemini temel aldık. Bu ağırlıklandırma yöntemini kullandığımızda, 2007-2010 döneminde yoksulluğun azaldığını bulduk. Buna göre, seçtiğimiz 15 göstergeden herhangi 6 ve daha fazla göstergeden yoksun olanların oranı  yani çok boyutlu yoksulluk oranı yüzde 41,2’den yüzde 36,3’e, herhangi 7 ve daha fazla göstergeden yoksun olanların oranı yüzde 32,2’den yüzde 26,5’e, herhangi 8 ve daha fazla göstergeden yoksun olanların oranı yüzde 23,1’den yüzde 18,2’ye düşmüştür. Yoksulluk sınırını genişlettiğimizde bu sonuçların pek fazla değişmediğini de not edelim.

2007-2010 yılları arasında yoksulluğun azalması iyi bir haber. Ancak, çalışmamızın sonucu bununla sınırlı değil. Önerdiğimiz ölçüt, pek çok ölçüte göre yoksul olan kişilerin tespit edilmesini ve yoksulluğun dinamik bir şekilde analiz edilebilmesini sağladığı için önemli. Üstelik, önerdiğimiz çok boyutlu yoksulluk ölçütü, yoksulluğun belirleyicileri hakkında düşünmemize de yardımcı olabilir. Örneğin, verileri incelediğimizde, eğitim süresi (yıl) arttıkça çok boyutlu yoksul olma ihtimalinin de azaldığını görüyoruz. Ev sahibi olmak ya da kira/varlık geliri alıyor olmak da çok boyutlu yoksul olma ihtimalini azaltıyor. Hanedeki tarımda istihdam edilen kişi sayısının artması ya da sosyal refah geliri alıyor olmak ise çok boyutlu yoksul olma ihtimalini arttırıyor. Bu bulgulardan hareketle, birkaç noktayı yoksullukla mücadele politikaları açısından tartışmaya açmak istiyoruz. İlk olarak, hangi yoksulluk ölçütünü kullanırsak kullanalım, eğitim süresinin, yoksul olma ihtimalini azaltıcı bir etki yaptığı çok açık. Bu noktada, mevcut eğitim politikalarının hayati önemi ortaya çıkıyor. Örneğin, eğitimde fırsat eşitsizliği, eğitimin kalitesi, özellikle Doğu bölgelerdeki eğitimin yetersizliği gibi konular yoksullukla mücadele politikalarının merkezine oturtulması gerekmektedir. Eğitimin, “yoksulluk döngüsü”ne neden olabileceği, yani yetersiz eğitim süresi ile insanların yoksul hale gelmesi ve bunun bir sonraki nesle aktarılması gerçeği unutulmamalı. Öte yandan, sosyal transferlerin ve tarımda istihdam edilmenin ise yoksul olma ihtimalini arttırdığı gerçeği yoksulluk politikalarının tasarlanması aşamasında göz önünde bulundurulmalı. Örneğin, sosyal yardımlar, insanları gerçekten yoksulluktan kurtarıyor mu yoksa yoksulluğa mahkum mu ediyor ve bu çerçevede “günü kurtaran” politikalar tasarlanmalı mı soruları tartışılmaya değer.

İlgili Çalışmalar:

Kaynaklar

  • Townsend, P. (1979). Poverty in the United Kingdom. Penguin Books, Middlesex.
  • Ringen, S. (1988). Direct and Indirect Measures of Poverty. Journal of Social Policy, 17, 351–66.
  • Sen, A. (1985). Commodities and capabilities. Amsterdam: North-Holland.
  • Dercon, S., Calvo, C. (2007). Chronic Poverty and All That: The Measurement of Poverty Over Time. Chronic Poverty Research Centre, Working Paper No. 89.
  • Hoy, M., Zheng, B. (2011). Measuring lifetime poverty. Journal of Economic Theory 146 (2011) 2544-2562.
  • Figari, F. (2012). Cross-national differences in determinants of multiple deprivation in Europe,” J Econ Inequal 10:397–418, 2012.
  • Perry, B. (2002). The Mismatch Between Income Measures And Direct Outcome Measures Of Poverty,” Social Policy Journal of New Zealand, Issue 19.
  • Sen, A. (1985). Commodities and capabilities. Amsterdam: North-Holland.

Notlar:

[1] 2010 yılında Oxford Yoksulluk ve İnsani Gelişim Girişimi’nden (Oxford Poverty and Human Development Initiative – OPHI) bir grup araştırmacı “Küresel Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi”ni geliştirdi. Adından da anlaşılacağı üzere bu endeks, birçok ülkeyi karşılaştırıyor. Ancak, bu endeksi kullanırken, her ülkenin kendine ait sosyo-ekonomik dinamikleri olduğu ve bunları göz önüne alarak genel geçer bir ölçütün yoksulluğu tam olarak ölçemeyebileceği gerçeği unutulmamalı.

[2] Literatürde işaret edildiği üzere göstergelerin seçimi uzmanların görüşleri, istatistiki analizler veya normatif kararlara dayalı yapılabilmektedir. Çalışmada, daha güvenilir olduğunu düşündüğümüz için istatistiki yöntemleri kullandık. En sıklıkla kullanılan yöntem doğrusal temel bileşen yöntemi. Ancak, göstergeler dikotomik bir yapıya (ikili yapı) sahip olduğu için bu gibi durumlarda literatürde önerilen doğrusal olmayan temel bileşen yöntemini tercih ettik.

Görsel: https://flic.kr/p/9BihX2

Reklamlar

Türkiye’de Çok Boyutlu Yoksulluk!” üzerine 2 yorum

  1. Emeğiniz için teşekkürler. İlgili çalışmalar bünyesinde verilen linkler çalışmamaktadır. Bu çalışmalara nasıl ulaşabiliriz?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s