Genel sağlık sigortası hakkında bazı faydasız bilgiler

Cem Başlevent

Ülkemizde sabit gelirli çalışanlar üzerindeki ağır vergi yükü herkesin malumu. İşverene maliyeti ayda 10 lira olan bir işçinin eline sadece 6 liraya yakın bir net maaş geçiyor. Aradaki farkın yarıya yakını gelir vergisi, daha büyük kısmı ise Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödenen primler. SGK’ya giden miktarın yarıdan fazlasını emeklilik (ve maluliyet, ölüm ve iş kazası) sigortası primi, geri kalan kısmını ise sağlık sigortası primi oluşturuyor. ‘Genel sağlık sigortası‘ için SGK’ya ödenen miktar (işçi ve işveren paylarının toplamı) brüt maaşın yüzde 12,5’i. Buna göre, 2015’in ilk 6 ayında, asgari ücretle çalışan bir işçinin aylık GSS primi yaklaşık 150 TL.

Kamu sağlık hizmetlerinden hem sigortalı, hem de bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri faydalandığı için, asgari ücretle çalışanlardan alınan prim miktarı makul görünüyor. Ancak aylık gelir arttıkça sigorta priminin de aynı oranda artması, aynı hizmete karşılık çok daha yüksek prim miktarlarını gündeme getiriyor. Brüt maaşı 7,800 TL (brüt asgari ücretin 6,5 katı) olan bir çalışanın ödediği aylık GSS primi yaklaşık 975 TL. Bekar bir çalışan bu paraya özel sağlık sigortasının en kralını – belki saç-sakal tıraşı da dahil olacak şekilde – yaptırabilir! Söz konusu miktar bir üst sınır olarak belirlendiği için, brüt maaşı 7,800 TL’den çok daha yüksek olan üst düzey yöneticiler de 975 TL prim ödüyorlar. Yani bu formülden en zararlı çıkanlar orta-üst gelir grubundaki çalışanlar.

Genel sağlık sigortasına katılım – emeklilik sigortasında da olduğu gibi – zorunlu. Başlıkta “faydasız” dememizin sebebi de bu. Yani kimsenin “benim özel sağlık sigortam var, devlet hastanelerine gitmiyorum, prim ödemeyeyim” deme şansı yok. “Benim bakmakla yükümlü olduğum eşim, çocuğum, anne-babam yok, daha az prim ödeyeyim” deme imkanı da yok. Özel sağlık sigortası primlerinin ne kadar detaylı aktüeryal hesaplamalar sonucunda ve çok sayıda şirketin rekabeti içinde belirlendiği düşünülürse, devletin sağlık sigortası primi hesaplama yöntemine ancak “bakkal hesabı” denebilir, ki bu da bakkallara haksızlık olur.

Genel sağlık sigortasına katılımın çalışanlar için zorunlu olmaktan çıkması yakın zamanda pek mümkün görünmüyor. Zira ciddi miktardaki devlet katkısına rağmen, SGK bütçesi açık vermeye devam ediyor. Ama en azından prim belirleme sistemindeki adaletsizliklerin giderilmesi için bazı çalışmalar yapılabilir. Örneğin, GSS prim miktarı çalışanın bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısıyla ilişkilendirilebilir. Hiçbir iyileştirme yapılamıyorsa da, SGK’nın yüksek prim ödeyen ancak sağlık hizmetlerinden nadiren faydalanan çalışanlara her yıl bir teşekkür mektubu yollaması ve “bir gün gelin, bir çayımızı için” demesi güzel bir jest olur.

twitter.com/cbaslevent

Featured image: https://flic.kr/p/dMViB5

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s