Evlilik Sağlığa Zararlı mı?

Çağlar Yurtseven (Bahçeşehir Üniversitesi) 🐦

Muhtemelen “evlilik sağlığa iyi gelir” diye biliyorsunuz. Evet, batı ülkeleri için yapılmış 100’ü aşkın çalışmanın ortak bir sonucu olarak şu çıkarımı yapmak mümkün: Evlilik erkeklere de kadınlara da iyi geliyor. Ama erkeklere daha da iyi geliyor! Peki neden?

Evlilik neden sağlığa yararlıdır?

Evliliğin neden sağlığa faydalı olduğunu açıklayan teorilere bir bakalım: Bunlardan birincisi ekonomik nedenlere odaklanıyor. Becker (1981) evli çiftlerin, uzmanlaşma ve ölçek ekonomileri sayesinde  kaynaklarını arttırarak bekarlardan daha refah yaşadıklarını söylemektedir. Fritzell ve Burstorm (2006) da bekar olmanın muhtemel ekonomik sıkıntılarla karşılaşma olasılığını arttırdığını bunun da daha kötü sağlık durumu sonucunu doğurabileceğini bildirmektedir.

Sosyal denetim ise evlilik ve sağlık arası pozitif ilişkiyi açıklayan diğer bir önemli teoridir. Bu teori; evli çiftlerin birbirlerine karşı sorumlu hareket ettiklerini, birbirlerinin sağlıklarını izlediklerini, birbirlerini yönlendirdiklerini ve bu karşılıklı denetimlerin, evlilerin bekarlara göre daha iyi sağlığa sahip olmalarına yardımcı olduğunu bildirmektedir (Ross vd. 1990).

Türkiye’deki durum nedir?

Yalnızlığın insan sağlığına çeşitli sebeplerle iyi gelmediğini söyleyen bu teoriler, oldukça akla yatkındır. Fakat çalışmaların ağırlıklı olarak batı ülkelerinden, farklı bir anlayıştan, geliyor olması bizi evlilik sağlık ilişkisinin Türkiye için çalışılması yönünde cesaretlendirdi.

TÜİK tarafından 2010 yılında toplamda 7886 hane halkı ve 20200 bireyle yüz yüze görüşülerek elde edilen Türkiye Sağlık Araştırmaları çalışmamızın verilerini sağladı. Bu araştırmada katılımcılara, sağlık durumlarını 1 en iyi, 5 en kötü olmak üzere değerlendirmeleri istenmektedir. İlk akla gelen bu kişisel cevapların sağlık durumu değerlendirmesinde güvenilir olup olmayacağı hususudur. Uluslararası kıyaslamalı çalışmalarda bu verilerin güvenilirliğinin kabul edilmesinin ötesinde, araştırmaya katılan bireylerin muayene için hastane ziyaretleri ve hastanede yataklı geçirdikleri gün sayılarıyla kişisel sağlık değerlendirmeleri arasındaki ilişkiyi de inceledik. Bu ilişkinin, araştırmaya katılan bireyler için  çok güçlü olması bize kişisel sağlık değerlendirmesinin güvenilir  bir sağlık durumu göstergesi olduğunu söylemektedir.

15 yaş üstü insanları  yaşlarına göre  çeşitli kategorilere (25-34, 35-44, 45-54, 5564, 65-74 ve 75+ yaş) bölerek, medeni durumun sağlık durumu üzerinde etkili olup olmadığını sıralı probit yöntemiyle analiz ettik. Bunu yaparken yazını rehber alarak  katılımcıların gelir durumlarını, yaşlarını, yerleşim yerlerini, çalışıp çalışmadıklarını, cinsiyetlerini, eğitim durumlarını kontrol değişkenleri olarak çalışmamıza dahil ettik.

Türkiye’de bekar kadınlar, evli kadınlardan daha sağlıklı!

Bu ekonometrik analiz bizi sürpriz bir sonuca götürdü. Türkiye’de bekar kadınlar, evli kadınlardan daha sağlıklı! Evli erkekler ile bekar erkekler kıyaslandığında da ilk bakışta bekarlar daha sağlıklı görünmesine rağmen bu fark istatistiksel olarak anlamlı değil. Yani Türkiye’de aynı yaşta, gelirde, eğitimde, çalışma yeri ve statüsünde olan iki insandan evli olanın daha sağlıklı olmadığı sonucuna çalışmamızla ulaşılmaktadır. Yani, batıyla ilgili çalışmalar, evliliğin erkelerin sağlığına pozitif, kadınların sağlığına nötr bir etkisi olduğunu söylerken, Türkiye’de evlilik, kadınların sağlığı üzerinde negatif, erkeklerin sağlığı üzerinde ise nötr etkiye sahip!

Türkiye neden farklı?

Batıda evlilerin neden daha sağlıklı olduğunu açıklamak için kullanılan en önemli argümanlardan birinin sosyal denetim mekanizması olduğunu söylemiştik. Evli olmayanların yalnız yaşamaları nedeniyle bu sosyal denetimden mahrum oldukları batı yazınında sıkça dile getirilmişti. Oysa ki kullandığımız TÜİK verisine göre, Türkiye’de,  bekarların yaklaşık %90’ı, yalnız değil, aileleriyle birlikte yaşamaktadır. Dolayısıyla evli olmayanlarda sosyal denetimin olmadığı teorisi Türkiye’de batıda olduğu şekliyle çalışmamaktadır.

Yine mevcut yazında bekarların, özellikle bekar kadınların ekonomik sıkıntı yaşama ihtimallerinin evlilere göre daha yüksek olduğu ifade edilmiştir. Aynı TÜİK verisine göre ise Türkiye’de bekar kadınların evli kadınlara göre çalışma olasılıkları yüksektir. Türkiye’de kadınların çalışma oranının çok düşük olduğu ve evli kadınların çokça ekonomik olarak eşlerine bağlıyken, bekar kadınların ekonomik olarak bağımsız olma durumlarının daha yaygın olduğu da hatırlanmalıdır.

Özetle, pozitif etkiyi açıklayan ana argümanlar Türkiye’de, batıda olduğu ölçüde geçerli değil. Türkiye’de durumun neden farklı olduğunu açıklamak için Türkiye’deki aile yapısının, kadın erkek ilişkilerinin, evliliklerin kalitesinin batıdaki benzerleriyle kıyaslanması gerekmektedir.

Ülkemizde 1926 İsviçre medeni kanunu uyarlanışına kadar İslami aile kuralları geçerliydi. Bu kurallar erkeğe 4 kadına kadar evlenme iznini verirken, eve hizmet için de istediği kadar kadın satın almasına izin veriyordu. Kaydedilen büyük mesafeye rağmen 2006 yılındaki TÜİK  araştırmasına göre Türkiye’deki evliliklerinin %50’si görücü usuluyla yapılmaktadır. Osmanlı zamanındaki %20’ler seviyesinden %5’lere düşmesine rağmen akraba evliliği halen toplumda mevcuttur. Bu yönleriyle de batıdaki benzerlerinden önemli ölçüde ayrılan Türkiye’deki yapının evliliklerin kalitesi üzerindeki etkisi yeterince çalışılmamış, araştırılmaya aday bir konudur.

Türkiye’deki evliliklerde batıdakinden farklı bir başka nokta olarak, ailelerin evlilik kurumundaki aktif rollerinin de evliliklerin genel kalitesine ilave olarak, Türkiye’deki evlilik sağlık ilişkisinin negatif yönlü olmasını açıklamak için yapılacak sosyolojik temelli araştırmalarla daha detaylı anlaşılması gerekmektedir.

Kısacası evliliği ve sonucunda çocuk sahip olmayı çeşitli kampanyalarla özendirirken, Türkiye’deki evlilik kurumunun kalitesini arttırmaya  ve insan hayatının birinci maddi önceliği sağlığa, batıdakinin aksine, negatif yönlü etkisini azaltmaya, hatta bu etkiyi pozitife çevirmeye de kafa yormalıyız. Muhtemel iyileşmelerin doğal bir teşvik olarak da önemli rol oynayacağına inanıyoruz.

İlgili makale:

Yurtseven, Ç. & H. Kaya (2016).  Can Marriage be Bad for Health? Evidence from Turkey.  Economics and Sociology, 9(1), 162-172., Doi: 10.14254/2071-789X.2016/9-1/11 [PDF]

Kaynaklar:

  • Becker, G. S. (1981), A treatise on the family, Cambridge, Mass.: Harvard University Press
  • Fritzell, S. and Burstrom, B. (2006), Economic strain and self-rated health among lone and couple mothers in Sweden during the 1990s compared to the 1980s, Health Policy, Vol. 79, No. 2-3, pp. 253-264. doi: 10.1016/j.healthpol.2006.01.004 Glenn
  • Robles, T. Slatcher, R., Trombello, J. and McGinn, M. (2014), Marital quality and health: A metaanalytic review, Psychological Bulletin, Vol. 140, No. 1, pp. 140-87. doi: 10.1037/a0031859
  • Ross, C. E., Mirowsky, J. and Goldsteen, K. (1990), The Impact of the Family on Health – the Decade in Review, Journal of Marriage and the Family, Vol. 52, No. 4, pp. 1059-1078. doi: 10.2307/353319

Görsel: Jeff Belmonte from Cuiabá, Brazil (Flickr) [CC BY 2.0], via Wikimedia Commons

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s